D Vitamini Eksikliği: Belirtileri, Testi ve Değerleri
D vitamini eksikliği Türkiye'de sanıldığından çok daha yaygın. Güneşli bir ülkede yaşadığımız için bu şaşırtıcı gelebilir. Ama günün büyük kısmını kapalı alanda geçirmek, kışın güneşin açısının düşük olması, kapalı giyim ve güneş kremi bir araya gelince cilt yeterince D vitamini üretemiyor.
İşin zor tarafı, eksikliğin çoğu zaman kendini belli etmemesi. Pek çok kişi D vitamininin düşük olduğunu başka bir sebeple yaptırdığı tahlilde öğreniyor.
Hangi belirtiler D vitamini eksikliğini düşündürür?
Hafif eksiklikte genellikle hiçbir şikâyet olmaz. Eksiklik derinleştikçe şunlar görülebilir:
- Açıklanamayan yorgunluk ve halsizlik
- Kemiklerde, özellikle bel, kalça ve bacaklarda yaygın ağrı
- Kas güçsüzlüğü: Merdiven çıkarken ya da oturduğu yerden kalkarken zorlanma
- Kas krampları
Bu belirtilerin hiçbiri D vitaminine özgü değil. Demir eksikliği, B12 eksikliği ve tiroid sorunları da benzer tablolar yaratır. Bu yüzden "Sürekli yorgunum, kesin D vitaminimdir" deyip ilaç almaya başlamak yerine ölçtürmek daha doğru.
Uzun süren ağır eksiklik çocuklarda raşitizme, yetişkinlerde ise kemiklerin yumuşamasına (osteomalazi) ve kemik erimesinin ilerlemesine yol açabilir.
Kimlerde eksiklik riski daha yüksek?
Gün boyu kapalı ortamda çalışanlar, 65 yaş üstü kişiler (yaş ilerledikçe cildin D vitamini üretme kapasitesi azalır), fazla kilolu olanlar, koyu tenliler, kapalı giyinenler, hamileler ve emziren anneler bu grupta. Çölyak, Crohn gibi emilimi bozan hastalıkları olanlar ve kortizon ya da bazı epilepsi ilaçlarını uzun süre kullananlarda da eksiklik daha sık görülüyor.
D vitamini testi nasıl yapılır?
Ölçülen değer, kandaki 25-hidroksi D vitamini, kısaca 25(OH)D. Vücuttaki D vitamini deposunu en iyi bu gösterir. Koldan alınan normal bir kan örneğiyle çalışılır ve aç gelmeniz gerekmez. Ancak aynı gün açlık gerektiren başka testler de istendiyse aç gelin.
Sonuç kâğıtlarında bazen "1,25-dihidroksi D vitamini" diye başka bir test de görülür. Bu, vitaminin aktif formudur ama depoları göstermez. Eksiklik kontrolünde kullanılmaz; hekimin özel olarak istediği durumlara ayrılmıştır.
Sonuçlar nasıl yorumlanır?
Herkesin kabul ettiği tek bir sınır yok, kılavuzlar arasında farklılıklar var. Laboratuvarların ve hekimlerin çoğunun kullandığı çerçeve kabaca şöyle:
- 20 ng/mL altı: Eksiklik
- 20-29 ng/mL: Yetersizlik (sınırda)
- 30-100 ng/mL: Yeterli
- 100 ng/mL üstü: Yüksek; hekim tarafından değerlendirilmeli
Sonucunuzda birim olarak nmol/L yazıyorsa sayılar daha büyük görünür. ng/mL değerini yaklaşık 2,5 ile çarparak nmol/L'ye çevirebilirsiniz; yani 20 ng/mL, 50 nmol/L'ye karşılık gelir.
Bir de şunu eklemek gerek: Sayı tek başına tedavi planı değil. 18 ng/mL çıkan genç ve sağlıklı biriyle, aynı değerde kemik erimesi olan 70 yaşındaki birine aynı yaklaşım uygulanmaz.
Ölçtürmeden yüksek doz D vitamini almak
Damla ve ampuller kolay bulunduğu için birçok kişi ölçtürmeden yüksek doz D vitamini kullanmaya başlıyor. D vitamini yağda çözünür; fazlası idrarla atılmaz, vücutta birikir. Aşırı dozda kandaki kalsiyum yükselir. Bulantı, kabızlık, çok su içme ve sık idrara çıkma görülebilir; ileri durumlarda böbrek taşı ve böbrek hasarı gelişebilir. Özellikle haftalık ya da aylık yüksek doz ampulleri doktor önermeden kullanmayın.
Ne sıklıkla ölçtürmeli?
Sağlıklı ve risk grubunda olmayan birinin her yıl D vitamini ölçtürmesine genellikle gerek yok. Tedaviye başlandıysa, dozun yeterli olup olmadığını görmek için 2-3 ay sonra bir kontrol yaygın bir uygulama. Takviyenin etkisi kanda hemen görünmediği için daha erken ölçmek çoğu zaman anlamlı bir sonuç vermez.
Geniş check-up paketlerimizde 25(OH) D vitamini; kalsiyum, B12 ve diğer temel testlerle birlikte yer alıyor.
